Zeki, farklı ve özgür düşünebilen insanlardan olduğuna inandığım zevatın bazı olaylar karşısında at gözlüğü takmış gibi değerlendirmeler yapmaları beni ciddi ciddi korkutuyor.
Yanlış anlaşılmasın; endişelerim onlarla ilgili değil.
Acaba ben de onlar gibi mi yapıyorum? İşime gelmedi mi başka şeyler mi söylüyorum?
Öyleyse vay halime :(
Etiketler: at gözlüğü, ben
TED, 1984 yılında ilk defa düzenlenmeye başlayan Technology, Entertainment, Design (Teknoloji, Eğlence, Dizayn) kelimelerin baş harflerinin bir araya gelmesi ile oluşmuş bir
beyin fırtınası konferansının adıdır.
Long Beach, California TED ile Oxford İngiltere'de TEDGlobal konferansları dışında farklı ülkelerde de TEDx lisansı ile düzenlenmektedir. Türkiye'de
TEDxBosphorus,
TEDxReset, T
EDxIstanbul,
TEDxInnovation,
TEDxSilkRoad gibi farklı isimlerle de düzenlendi ve düzenlenecek...
Bildiğim kadarı ile Türkiye'de ilk konferans
TEDxBosphorus idi. 23 Kasım 2009'da İstanbul Modern'de düzenlendi. Gitmeyi bırak, yapılacağından ancak bir gün önce haberim oldu :(
14 Ocak 2010'da ise
TedxReset gerçekleşti. Katılma fırsatım oldu. Daha sonra detaylı olarak yazacağım.
Yakında da
TEDxIstanbul var. 23 Ocak 2010 Cumartesi günü Sabancı Müzesi'nde "Toleransın Sınırları" (The Limits of Tolerance) başlığı altında düzenlenecek.
Bugün için TEDxInnovation ile TEDxSilkRoad hakkında detaylı bir bilgi yok.
Soru: TED Nedir?
TED Konferanslarını en iyi ne olduğunun anlamanın yolu
TEDTalk'dan videoları izlemektir :) Benim size tavsiyem de Barry Schwartz'ın
Bilgeliği Kaybedişimiz Üzerine videosu...
Etiketler: TED, TEDGlobal, TEDTalk, TEDxBosphorus, TEDxInnovation, TEDxIstanbul, TEDxReset, TEDxSilkRoad
Hasbelkader bir canlı yayında bloglar hakkında konuştum. Yakın zamanda da canlı yayın kaydını izledim. Açıkcası keşke izlemez olaydım; konuşma özürlü olduğumu bilmiyordum :(
Cümlelerim yarım yamalak idi; düşüncelerim daldan dala geçiyordu. Oysa ki söyleyecek çok şeyim vardı.
Birkaç gün boyunca durumum hakkımda oldukça düşündüm. Neden böyle olduğu, canımı çok sıktı. Konuşma özürlü olmak isteyeceğim son şeydi.
Sonunda oldukça makul bir açıklama buldum :)
Ben konuşurken düşünüyorum. Hatta içimden kendi kendime konuşmak veya hayali konuşmalar yapmak her zaman iyi fikirler bulmamı sağlamıyor mu?
O gün hiçbir hazırlık yapmadan gittiğimden, konuşurken düşünüyor ve aklıma gelenleri sıralıyordum. Stres altında olduğum için de oldukça fazla şey aklıma geliyor ve birini tam bitirmeden diğerine, ondan da başka bir lafa atlıyordum. Bu bazen daha iyi nasıl söylerim, daha iyi nasıl ifade ederim şeklinde olduğundan aynı şeyleri tekrarlıyordum.
Benim çokça söylediğim bir laf vardır:
"İnsan en büyük kendini aldatandır." Benim durumum da böyle bir şey olabilir ama en azından rahatlamış oldum. Kaç gündür iyice seyrekleşmiş saçlarım ve kocaman olmuş yüzüm kendimden nefret ettirmeye başlamıştı.
Etiketler: ben, canlı yayın, konuşmacı
Kitabın tam adı şöyle: Şirketiniz hakkında sormanın gereken en önemli beş soru. Optimist Yayinlari 2008'de Merih Şengönül çevirisi ile basmış.
Kitap Peter F. Drucker'ın bir makalesine günümüzün saygın ve takdir edilen beş önemli yazarının katkıları ile ortaya çıkmış. Bunlar Jim Collins, Philip Kotler, James Kouzes, Judith Rodin ve V. Kasturi Rangan. Ayrıca da Frances Hesselbein'in katkıları da var.
İşin özü olan beş soru da şöyle:
1. Misyonumuz nedir?
2. Müşterimiz kimdir?
3. Müşteri neye deger verir?
4. Sonuclarımız neler?
5. Planımız nedir?
Sorular basit değil mı? Ya bu basit soruları kolayca cevaplayabilir mısınız?
Etiketler: Drucker, en önemli bes soru, optimist yayinlari
Forbes 2010 Ocak sayısında "Su, Her Yer Su" başlıklı yazıyı okuyunca, suyu hala bedava kullanan ülkelerin olduğunu öğrendim. Özetle yazı şunu söylüyor: Devlet tarafından su arzı sübvanse edildiği, sürece temiz su kaynaklarının sürdürülebilirliği olanaksız.
Türkiye'de ise biz suya ciddi para ödüyoruz. Bildiğim kadarı ile de İstanbul'da kayıp su oranını azaltmak için büyük yatırımlar yapılıyor. Konu bizi pek ilgilendirmiyor gibi.
Ancak yazıda dikkat çeken bir başka detay var: Suyun bir insan hakkı olduğunu ve bedava olmasının gerektiğini söyleyen bir lobiden bahsetmişler.
Buna katılmıyorum. Ortak veya bedava olan şey dikkatli ve tutumlu kullanılmayacağını düşünüyorum. Hatta bu noktadan biraz daha ileri giderek,
havanın da paralı olması gerektiğini söyleyebilirim. Elbette devlet gelirlerinin çarçur edilmediği gelir adaletinin sağlandığı bir yönetim altında.
Not: Bu kadar yazdıktan sonra Orhan Veli'nin şiirini paylaşmadan olur mu?
Bedava yaşıyoruz, bedava;
Hava bedava, bulut bedava;
Dere tepe bedava;
Yağmur çamur bedava;
Otomobillerin dışı,
Sinemaların kapısı,
Camekânlar bedava;
Peynir ekmek değil ama
Acı su bedava;
Kelle fiyatına hürriyet,
Esirlik bedava;
Bedava yaşıyoruz, bedava
.
Etiketler: bedava hava, bedava su, Orhan Veli
Turkcell de
blog tutuyor, paylaşıyor. İşte dikkate değer bir servis:
"Mobil Hasar ile Hasar Bilgisi Cep’te!"MOBIL HASAR SMS servisi ile mevcut araçlarınızın veya satın alacağınız 2.el araçların hasar bilgilerini rahatlıkla sorgulayabildiğinizi biliyor muydunuz?
Ayrıca istediğiniz aracın trafik ya da kasko poliçelerinin ne durumda olduğunu, sadece bir SMS ile öğrenebiliyorsunuz.
Etiketler: blog, turkcell, turkcell blog
UNESCO tarafından “Yıldönümlerinin Kutlanması” olarak gerçekleşen ve "insanlığa, barışa ve kültüre katkı yapmış kişiler ve olayların bütün dünya tarafından tanınması, bilinmesi ve takdir edilmesi" için yapılan etkinliklerden esinlenerek kişisel olarak kendi özel yıllarımı oluşturmaya karar verdim :)
Bu sene için iki yazarı "2010 Yazarları" olarak seçtim:
- Peter F. Drucker
- Abdülhak Şinası Hisar
Şöyle olacak:
- Elimde olan tüm kitaplarını tekrar okuyacağım
- Piyasada satışı olan eserlerini de kütüphaneme katacağım
- Onlar hakkında yazılanları toplayacağım
- Onlar hakkında Vikipedi'de içerik oluşturacağım
- Beğendiğim alıntıları paylaşacağım
- Ve aklıma onlar hakkında aklıma ne gelirse yapacağım :)
Olur mu? Hiç belli olmaz! Sürdürülebilir mi? O da belli olmaz!
UNESCO'ya tekrar dönecek olursak ilk defa 1956 yılında “Yıldönümlerinin Kutlanması” programını başlatmış. Bizimle alakalı 1996'dan bugüne altı program olmuş.
- 1996'da Nasreddin Hoca’nın 700. ölüm yıldönümü
- 1997'de Türk yazar ve şairi, eski Milli Eğitim Bakanlarından Hasan Ali Yücel’in 100. doğum yıldönümü
- 1999'da Türk Şairi Şeyh Galib’in 200. ölüm yıldönümü
- Yine 1999'da Osmanlı Kültürünün ve Kültürel Çeşitliliğinin oluşumunun 700. yılı
- 2002'de Nazım Hikmet’in 100. doğum yıldönümü
- Ve son olarak 2007'de Şair ve felsefeci Mevlana Celaleddin-i Belhi-Rumi’nin 800. doğum yıldönümü
2010 ise
Biyolojik Çeşitlilik ve
Kültürel Yakınlaşma yılı oluyor.
Etiketler: 2010, 2010 Yazarları, Abdülhak Şinasi Hisar, Drucker, unesco, unesco 2010