Çizgisiz Defter / ogreniyorum

Dertlenmeler

Bugünlerden sanki şartlar beni zorluyor.

29 Temmuz 2026 3 dk okuma

Son günlerde hayat zor geliyor! Eskiden olsa annemi arar, "Nasılsın?" derdim ve rahatlardım. Bugünlerde annemi arayamamak daha da zor geliyor. Birçok konu canımı sıkıyor ama iletişim sorunları daha rahatsız ediyor. Kafaya takınca ister istemez bedenim tepki veriyor. Halimi görüp şöyle tavsiyelere anlam veremiyorum: Stres yapma! Sanki elimde olan bir şey bu! Bir süre önce gün içinde taşikardi yaşamaya başladım. Saatim uyarı veriyor ama ne yapacağını bilemiyorsun. Üstelik aynı günlerde başka bir şehre iş için gitmiştim. İnsanın aklına ister istemez "Burada başıma kötü bir şey gelirse ne yaparım?" geliyor. Çözüm olarak stresi azaltamayacağımı düşünerek en azından bedeni bazı yüklerden arındırarak onu güçlü kılmaya karar verdim. Yani yeniden aralıklı oruca başladım. İlk önce 16/8 gibi başladım ama birkaç gün de 22/2 uyguladım. Taşikardi bitti çok şükür.

Şimdi de stresimi artıran durumlara geleyim.

İlk önce "Lanet olsun böyle iş yapma anlayışına!" dediğim konu bildiğiniz Kitapyurdu'nun KDD diye bir sistemi var. Matbaa gibi çalışıyor. Ben de Zenit Kitap'ta depo maliyetinden kurtulmak için tercih ediyordum. Kitabı bir türlü basmıyorlar ve öyle bir iletişim süreci yürütüyorlar ki çaresizlikten ne yapacağımı bilemiyorum.

İkinci konu ise iş için yapılan teklifler. Müşterim öyle bir fiyatla çalış diyor ki üstüne ben para verecek duruma geliyorum. Cümleler öyle üst üste geliyor ki ben o sırada "Tamam" demek dışında bir tercihim kalmıyor. Yahu! Bu bir iş demek istiyorum ama diyemiyorum. Bugün artık akıllandım diyorum ama inşallah yeniden "Tamam" demem.

Üçüncüsü ise bir toplantıda kendime engel olamayarak yirmi yılın üstünde dostluk yaptığım arkadaşımın sözünü keserek "Bu böyle olmaz" dedim. Toplantıda dört ayrı taraf var ve niyetim öyle olmamasına rağmen sanki işi bilmiyorsun demiş gibi oldum. Araya girmeseydim gerçekten daha rahatsız olurdum. Beni aradı, konuşamadık ama gece bu sefer ben onu aradım ve daha espriyle karışık söyleyebilirdin diye bana kızgınlığı anlattı. Belki o rahatladı ama ben bu düştüğüm durum karşısında kendime kızıyorum. Kendim adına bir beklenti olmadan insanları neden tanıştırmak için çaba içindeyim diye düşünüyorum.

Osmanlı'da Şehzade Eğitimi

Dün gece kardeşimde kaldım. Sadece bilgisayarımı yanıma almıştım. Yanımda kitap olmadığından yatmadan önce Kobo'dan Cevdet Kırpık’ın Osmanlı'da Şehzade Eğitimi'ni okumaya başladım. 2016'da ilk defa basılmış görünüyor. Daha önce satın aldığımı düşünüyordum. Depoda olan kitaplarımın arasında var sanıyorum ama yanılıyor da olabilirim. Kitap için ayrı bir yazı hazırlamam lazım. Benim için kitabın bir başka önemi var. Son zamanlarda gerçekten çok iyi eğitimli olan ama yöneticilik becerileri çok zayıf kalan yöneticiler için "Osmanlı'da şehzadelerin sancakta yanlarında lalaları vardı." diye ahkam kesiyordum. Meğerse XVII. yüzyıla kadar öyleymiş. Oldukça öğretici bir kitap.

Markaların Efendisi daha bitmedi ama ben birçok kitaba yeniden başladım.

Otoparkta Uyumak

Bunu yazmak konusunda kararsızdım. Galiba bir ay önce oldu. Uykusuz bir günde, müşteriden çıktıktan sonra gittim, AVM otoparkında araba içinde uyumaya başladım. Ne kadar uyuduğumu bilmiyorum ama cama bir kadın vurdu ve "İyi misiniz?" diye beni uyandırdı. "Bir daha asla AVM otoparkında uyumam!" dedim ama bugün de erkenden yola çıktığım için ofise çıkmadan önce biraz kestirmek istedim. Belki kadına minnettar olmam lazım. Çok doğru bir şey yapıyordu ama ben o an kendimi çok kötü hissetmiştim.

Yakın Kayıtlar

Arşiv