VENTURE STUDIO
Son zamanlarda sedef hastalığım vücudumda hızla yayılmaya devam ediyor. Sosyal olarak zaten geri durmama sebep oluyordu. Şimdi yaz geliyor. Geçen yazlarda olduğu gibi kısa kollu bir gömlek giymeme yine izin vermeyecek.
Nedeninin başında elbette stres var ama beslenmemin de etkili olduğunu biliyorum. Stresten uzak durmak çok da mümkün değil ama beslenmemi de düzeltemiyorum.
Stresin kaynağı ise öncelikle iş. Düşen bütçeler, müşterilerimin beklentileri ve benim tam anlamıyla yoğunlaşamadığım projelerim. Hepsini bir dengede tutmak kolay değil. Sonuç yetmeyen paraya ve borçlara çıkıyor.
Bir şeyleri değiştirmem gerekiyor.
Bundan aşağı yukarı beş yıl önce yapmayı düşündüğüm noktaya yeniden geri dönmeye karar verdim. Venture studio denilen ve dünyada da başarılı birçok örneği olan Türkçe’ye de girişim stüdyosu gibi çevrilebilecek bir iş modeli ile çalışmaya devam edeceğim.
Venture studio ne yapar?
En başta fikri bulur. Bu konuda satın aldığım alan adları 200’ü geçmiştir. Her biri aslında bir proje idi. Yapmadığım projeler ama niyetlendiğim çok fikir var. Çevremdeki arkadaşların da projeleri olduğunu görüyorum. Çok proje demek aslında proje yok demek. Belki onlara da venture studio süreçleri ilham olur.
İkinci olarak bu fikri doğrular. Yapay zeka çağında bir fikrin varsa bunu hayata geçirmek çok kolaylaştı.
Üçüncüsü ekip kurar. Burada belki de stajyerlerle başlamak iyi olacak. İşi anlatmayı seviyorum. Belki onları bu süreçte iş sahibi de yaparım.
Dördüncü MVP çıkarır.
Beşincisi operasyona başlar.
Altıncısı işi büyütür ya da öldürür. Vazgeçmeyi bilmek gerekiyor. Ya odaklanacaksın ya da bırakacaksın.
Kaç fikirle başlayacağım, nasıl finanse edeceğimi zaman zaman buradan paylaşacağım.